
Kimileri inkar etti seni. Öz oğulları gibi tanıdıkları halde reddettiler. Şair dediler, kahin dediler, alay ettiler seninle. Oysa sen hep kucak açtın onlara. Düşmanlarına bile hep merhametliydin, hep adaletliydin. Çünkü sen Rahman'ın peygamberiydin.
Ve mü'minlerin vardı senin. Ebubekir gibi "O söylediyse doğrudur" diyerek ve hiç şüphe etmeden iman eden mü'minlerin vardı. Ayetleri özlemle bekleyen ve her ayeti "işittik ve itaat ettik" diyerek hemen hayatına geçiren ashabın vardı. Dünya en kutlu zamanını yaşıyordu o zaman. Saadet asrıydı yaşanan. Kalplere imanın yerleştiği ve huzurun yaşandığı zamandı zaman.
Ve sen gittin... Dünya yetim kaldı gidişinle. İnsanlık senin gibisini görmedi bir daha. Ve yeryüzü hala alışamadı sensizliğe ey Peygamber!.. Ama sen gittin... Çünkü tamamlanmıştı vazifen. İnsanlığı en yüksek seviyeye ulaştırmıştın. Asrı saadeti yaşatmıştın. Ve gittin... Ardından kutlu sahabelerin gitti bir bir... Her gidişle birlikte bir yanımız da kopup gitti. Her gidişle insanlık biraz daha yalnızlaştı.
Ve günler geceler derken asırlar geçti. Her geçen kazandığıyla göçüp gitti bu dünyadan. Ve şimdi biz kaldık geride ey Peygamber... Çer-çöp gibi olan biz!... Yalnızız ve kimsesisiz. Hasretiz tüm güzel duygulara... Hasretiz o güzel ahlakına... Ve kalabalıklaştıkça dünya, artıyor yalnızlığımız. Özlüyoruz seni...Seni ve ashabını çok özlüyoruz ey Peygamber!... Şimdi yalnızlığımızı giderecek bir tek Kitabımız kaldı bizimle. Ama O'nu da biz yalnız bıraktık. Okuduk fakat niçin okuduğumuzu bilmedik. Atalarımızın masalları gibi dinledik sadece. "İşittik ve itaat ettik" diyerek her duyduğumuz ayetle değişmeliyken hayatımız, hiç bir değişiklik olmadı bizde. "İşittik ve isyan ettik" demedik ama itaat de etmedik. İtaatsizliğin gizli bir isyan olduğunu kabul etmek istemedik.
Ve yıllar geçti.Sen gideli uzun zaman oldu ey Peygamber!.. Her gün biraz daha kaybettik değerlerimizi... Her geçen gün kalplerimiz kirletildi, yüreklerimiz işgal edildi... Gözlerimiz ve kulaklarımız alıştırıldı günaha... Ahiret unutturuldu... Ve biz unutunca ahireti, dünya ve mal sevgisi içirildi kalplerimize...Öyle bir içirildi ki, artık faiz yemek, yalan söylemek, sözünde durmamak normal olarak karşılandı... Namaz kılmak zor geldi, ümmetindenim diyenlere.
Zaman değiştikçe biz de değiştik ey Peygamber!.. Bir vücut gibi olmamız gerekirken bölündük, paramparça olduk... Kardeşlerimizin çektiği sıkıntılar, acılar ilgilendirmedi bizi...Gün geçtikçe bencilleştik... Her birimiz kendi yanımızdakiyle övünür olduk... Bizden farklı düşünen kardeşimizi dinlemeye bile tahammül edemedik... Düşmanlarımıza gösterdiğimiz sevgiyi birbirimize gösteremedik... Bazı doğruları nefsimize hoş gelmediği çin kabul etmedik... Vicdanımızı rahatlatmak için fetvalar arayarak kendimizi kandırdık... Ve sürekli kendimizle çelişkiye düştük.
Zaman değiştikçe biz de değiştik ey Peygamber!... Artık azgınlaşan nefsimizle mücadele edemiyoruz... İmtihanları bile bile kaybediyoruz artık, baştan pes ediyoruz. Bu kirlenmiş yüreğimizle daha fazla yol alamıyoruz. Ve temizlemek istiyoruz yüreğimizi, temizlenmek istiyoruz. Kalbimizdeki tüm putları kırıp, herşeye yeniden başlamak istiyoruz. Kurtulmak için şirk batağından, tövbe kapısından geçip, getirdiğin dine yeniden iman etmek istiyoruz... Yeniden!.
Alıntıdır



DUR YOLCU
Dur yolcu, bilmeden gelip bastığın,
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,
Bir vatan kalbinin attığı yerdir!…
Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda,
Gördüğün bu tümsek Anadolu’nda
İstiklal uğrunda, namus yolunda,
Can veren Mehmed’in yattığı yerdir!
Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed’in düşmanı boğduğu sele,
Mübarek kanını kattığı yerdir!...
Düşün ki haşrolan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin,
Bir harbin sonunda bütün milletin,
Hürriyet zevkini tattığı yerdir!...
NECMETTİN HALİL ONAN
23.05.2009 Çanakkale..
Yorgun Yorgun sevdamı dinlendiriyorumTek çarşılı şehrin kaldırımlarında Senli bir ıslık dudağımda Herkes el ele kol kola Çağırıyorum duyuyorsun Bekliyorum gelmiyorsun Sessiz bir haykırıştayım Herkes duyuyor Bir sen duymuyorsun Bir yıldız kayıyor Sen dilek tutuyorsun Sığmıyor sevdam sokaklara Kelimelerden taşıyorsun Sen bir şiirde tek mısra Şarkılarda sen kokuyorsun Herkes biliyor Sen bu şarkıyı bilmiyorsun Ağır geliyor biliyormusun? Bu sevda yüreğime Bir yol yok diyorum Rotama sen çıkıyorsun İmkansızım unutmak gerek Bunu en iyi sen biliyorsun Gidiyorum aşk sürgününde yüreğim Gelme diyorum rüyalarıma giriyorsun Ben biliyorum sen söylemiyorsun Ben gidiyorum Yüreğimde sen de geliyorsun Bir yıldız kayıyor Sen dilek tutuyorsun Kimseye söylemiyorsun Herkes biliyor Bir sen bilmiyorsun |
Levent Kapısız |
Doga icin cal ! / Divane Asik Gibi - Official Video from Doga icin cal on Vimeo.
|

... Hakkımda ...
... Bağlantılar ...
... Son Yazılar ...
... Kategoriler ...
... Arkadaşlarım ...
... Linkler ...
Takı kulübü